Zamanı Nasıl Daha İyi Yönetebiliriz?

Zamanı Nasıl Daha İyi Yönetebiliriz? 7 Pratik Öneri
Tüketim çağında yaşayıp her şeyi tüketiyoruz; en çok da zamanımızı. Bazen akışın içerisinde kayboluyoruz. Önceliklerimiz yer değiştiriyor ya da dikkatimizi dağıtan birçok unsura takılıyoruz. Bu tüketimi üretime geçirmek adına zaman yönetimi üstüne sıkça konuşulan bir konu. Sorumluluklarımızı yerine getirmemek her zaman bizi sıkıntıya sokar. İş/okul, ev, hele ki metropolde yolda harcadığımız vakitler, ekrana bakarak geçirdiğimiz saatler derken günün sonunda bazen kendimizi hiçbir şey yapmamış gibi bulabiliriz.
Yapılan bir araştırmaya göre modern bir insan zamanını, iş dışında, günde 4 saat ekrana bakarak geçiyormuş. Yani 1 yılda neredeyse 2 ayımızı tablet, telefon ve bilgisayara bakarak geçiyoruz. Bu 2 ay belki de yetiştiremeyince kendimizi yetersiz ya da kötü hissettiğimiz durumları hafifletebilir.
‘Hayatta hiçbir zaman planladıklarınız tam anlamıyla gerçekleşmez. Bu nedenle çalışma sürelerinin %60’ı kadarını planlamak gerekir. Zamanın %100’ünü tahmin edilemeyen, süreleri bilinmeyen durumlar nedeniyle planlayamayız.’ Ümit Ünker
Telaşın ve sorumluluklar artıyor, zaman daralmış gibi geliyor. Belki bu pratik öneriler günü biraz ferahlatabilir.
1 – Yapılacaklar Listesi
Sabah kalktığınızda ilk öncelik yapılacaklar listesi oluşturmak. O gün içinde yapacağınız şeyleri öncelik sırasına göre dizdiğinizde hem herhangi bir işinizi unutmaktan hem de ‘ne yapacağım?’ kararsızlığının getirdiği vakit kaybından kurtulursunuz. Liste hazırlamak organize olmanın kilit noktasıdır. En fazla değeri yaratan veya önemli ve acil olanı tanımlamak için Pareto prensibi veya Eisenhower yöntemi gibi yöntemleri uygulayabilirsiniz.
2 – Dikkat Dağıtıcı Unsurlardan Kaçının
Görsel düzen zihinsel düzeni sağlar. Zihinsel sakinlik ise motivasyonu artırır. Dağınık bir çalışma masası, karışık bir ajanda, bilgisayarınızın düzensizliği, karışık dosyalar sizin iş yapmanızı engelleyecektir. Bu kargaşa yapacağınız işi gözünüzde büyütmenize sebep olacak ve daha başlamadan sizi yoracaktır. İş yapmaya başladığınız zaman gereksiz e-postalardan ya da telefon bildirimlerinin dikkatinizi dağıtmasından kaçınmak için bu dikkat dağılmalarını ortadan kaldırmak önemlidir.
3 – Ajanda Kullanın
İster bir cep ajandası ya da masanızda duracak bir not defteri, isterseniz de cep telefonunuza yüklediğiniz bir aplikasyon olsun, etkili ve doğru zaman yönetimi yapabilmek için mutlaka bir ajanda kullanın. Atacağınız her adımı önceden bu ajandaya not ederseniz hem unutma riskini ortadan kaldırırsınız hem de işlerinizi doğru sırayla yapabilirsiniz. Sık sık not alın. Ajandanıza veya not defterinize alacağınız notlar, fikirler, planlar zihninizi temiz tutar. Daha az şey düşünüp daha çok verimli olmanızı sağlar.
4 – Yapabileceğinizden Fazlasını Hedeflemeyin
Sınırlarımızı zorlamak, kapasitemizin hepsini kullanmak ne kadar önemli olsa da hedeflerimizi gerçekleştirememek motivasyonu düşürecek ve dikkatinizi dağıtacaktır. Önünüzdeki uğraşla ilgilenirken aklınız yapamadıklarınızla oyalanması uğraşınızda ki verimi azaltacaktır.
5 – Ödüllendirme Sistemi Oluşturun
İrademizi korumak için en çok motivasyona ihtiyaç duyarız. Bizi tetikleyen bir unsur olmadığında vazgeçmek, bırakmak daha kolaydır. Bu yüzden hedeflerinizin sonuna kendinize küçük ödüller koyabilirsiniz.
6 – Kendinize Vakit Ayırın
Ve belki de en önemlisi kendinize vakit ayırmak. İş ve özel hayat arasında denge kurmak için de zaman yönetimini en doğru şekilde yapmalı. Sadece sorumluluklara (işe, okula ya da uğraştığınız ne varsa) adanmak oldukça sıkıcı ve sürdürülebilir değil. Hobilerimiz, sevdiklerimiz ve kendimizle ilgilenmek, gündelik stresi azaltıp daha huzurlu, dingin bir hayatı hem de sonrasında daha verimli çalışmayı sağlayacaktır. O yüzden zaman yönetimi yaparken en önemlisini, yani kendinizi atlamayın.
7 – Ekstra
Momo-Kitap
Zamanın önemini daha iyi anlayabilmek için bir kitap önerisi: Çocuk kitabı olarak yazılan kitap aslında yetişkinlere de hitap eder. Zaman hırsızlarını ve zaman tasarrufunu imgesel bir dille anlatmıştır. ‘Momo’ zaman yönetiminde zorlananlara yaratıcı anlatımıyla rehber olabilir.

Birbirimizi Bazı Uyarıcı Öğütlerle Sevebilmek

Birbirimizi Bazı Uyarıcı Öğütlerle Sevebilmek

  • Her zaman için diye koşullanarak düşünmeyin. Şu anı düşünün, süreklilik kendi kendini çözümleyecektir.
  • Sürekli olarak birlikte olgunlaşın.
  • İlişkilerinize büyük oranda zaman ve enerji yatırımı yapmayı bekleyin. Sürekli ilişkiler bir anda ortaya çıkmazlar. Bunlar, zamanla oluşturulurlar.
  • Tüm ilişkilerin sürekli olmayacağını bilin. Geçici olabileceklerini düşünün ama sanki sürekli olacaklarmış gibi davranışlarınızı sürdürün.
  • Öbür kişinin kişisel ilişkilerine sizinkilerden ayrı olarak saygılı olun. Kendisine değer verdiğiniz kişiler için bu ilişkiler önemliyse, sizin içinde önemli olmalıdır.
  • Öbür kişileri idealleştirmeyin. Onlar yaşantılarını sizin beklentilerinize göre sürdürmeyeceklerdir.
  • Aceleci olmayın.
  • Vermekten korkmayın. Eğer gönülden veriyorsanız, hiçbir zaman çok fazla vermiş olmazsınız.
  • Tüm uyanık olduğunuz saatleri sevdiklerinizle birlikte geçirmek zorundaymış gibi duyumsamayın kendinizi. Zaman zaman bir kenara çekilin ve sevdiklerinizin de ayrı bir yerleri olması için izin verin.
  • Kişiyi, kesinlikle sizin için ‘sevgi adına’ bir şey yapmaya zorlamayın. Sevgi pazarlık konusu yapılacak bir duyumsama değildir.
  • Korkak olmayın.
  • İlişkilerinizi çok aşırı bir titizlikle çözümlemeye çalışmayın.
  • Bu kişinin kaynaklar havuzu olduğunu unutmayın. Bunun anlamı, her bir ilişkide verenin yalnızca siz olmadığı, sizin de sürekli alıcı durumunda olduğunuzdur
  • Birbirinize baskı yaparak kişiliklerinizi bozmayın. Hiç kimse gölgede yetişip olgunlaşamaz.
  • Derin derin düşüncelere dalmayın. Yaşamaya ve sevmeye koyulun. Sonsuza dek yaşamayacaksınız.
  • Kızgınlığı, incinmeyi ve acıyı sürdürmeyin. Unutmaya çalışın. Bunlar enerjinizden çalar ve sizi sevmekten alıkoyarlar.
  • Bir ilişkiye her zaman şunu sorarak başlayın: Bu kişiyle ilişki kurmak istememle ilgili olarak açığa vurulmamış güdülerim var mıdır? Duyduğum özen koşullu mudur? Bir şeyden kaçmaya mı çalışıyorum? Bu ilişkiyi kurarak kişi değiştirmeyi mi planlıyorum? Bu kişiye bendeki bir eksikliği tamamlamak için ne gereksinim duyuyorum? Bu sorulardan birisine yanıtınız ‘Evet’ ise, o kişiyi özgür bırakın. Sizsiz o daha iyi olacaktır.
  • İçinizdeki çocuksu yanı yaşar ve oyun oynar durumda tutun.
  • Kendinizin değerini ölçün. Bir paspasın değerini en iyi bilen, ayakkabıları kirli olan kişidir.
  • Yaşamınızı kendinize acıyarak, kınayarak ve ‘Mea Culpa’ hastalığının belirtilerini uygulayarak sürdürmeyin. Bizler düşündüğümüz kadar kötü değiliz.
  • Bir ilişkiye girmeden önce kendi kendinize öbür kişinin dayanamayacağınız bir özelliği var mı, diye sorun. Eğer varsa, bu özelliğiyle sürekli yaşayabilir miyim diye gene sorun. Eğer yanıtınız ‘Hayır’ ise, ilişki kurmayı bırakın. İlişki kurduğunuz kişiyle birbirinizi seviş nedenlerinizi alt alta döküp yazın. Sonra, işler kötüye gittiğinde listeyi çıkarıp yeniden okuyun. Bu sorunlarınızı ivedi çözecektir.
  • Öbür kişinin sorunlarını kendinizinkiymiş gibi benimsemeyin. Bu durum, yalnızca çözümü iki kat güçleştirmeye yarar.
  • Kendinizi çok ciddiye almayın. Ama, öbür kişiyi ciddiye almakta başarısız olmayın.
  • Alınganlığa, egoizme ve çocukca incinmelere kendinizi kaptırmayın. Bunlar yalnızca ilişkinizin değerini alçatmaya ve yakınlaşmanızı önlemeye yararlı olacaklardır.
  • Gururlu olmayı bırakın. Gurur genellikle sahtedir. Engeller oluşturur ve yakınlaşmayı önler.
  • Sevecenliğinizi ve yakınlıklarınızı artırın. Bunlar bir ilişkinin olgunlaşması için birer kaynaktırlar. Sevecen olunuz. Sevecenlik anlayış ve benimsemenin en emin yoludur.
  • Dinlemeyi öğrenin. Kendi konuşmanızı dinlemekle hiçbir şey öğrenemezsiniz.
  • Sevgi oluşturulabildiğine göre, sevgisiz kalmak için hiçbir neden bulunmamaktadır.
  • Bir ilişkiden ne alabileceğinizi düşünmeyin. O ilişkiye ne katabileceğinizi araştırın.
  • Oyun oynamayı bırakın. Olgunlaşan bir ilişki ancak gerçeklerle ve içten davranışlarla beslenebilir.
  • Bir ilişki içindeyken öbür tarafı sizden başka pek çok kişinin sevdiğini bilmek ne yüce bir duyumsamadır. Bu, sizin ilişki kurmak için çok iyi bir seçim yaptığınızı gösterir.
  • Değerli bir şeyi oluşturabilmek sabır ve enerjiyi gerektirir.
  • Ahlaksal ve ruhsal değerlerin sınırlayıcı değil, koruyucu olduklarını akıldan çıkarmayın.
  • Gülmeye çalışın. Gülmek kalbi çalıştırır ve sizi kalbinizle ilgili sorunlardan korur.
  • Sorunları size bilgi ve değişiklikler getirecek küçük mucizeler olarak görün.
  • Kibar olun. Sevgi kabalığa izin vermez.
  • Bir insan olarak bütünlüğünüzü korurken kendinizi bir başka kişiyle bütünleştirmekten sakının. Bunu da, her biriniz BİRER İNSAN olarak başarabilirsiniz.
  • Siz tüm ilişkilerinizin merkezinde bulunuyorsunuz. Bu yüzden kendi saygınlığınız, gelişmeniz, mutluluğunuz ve işlerinizden kendiniz sorumlusunuz. Bunları başka birinin size getirmesini beklemeyin. Yalnızmış gibi çalışıp yaşamalı; öbür kişileri yaşamınızı zenginleştirecek hediyelermiş gibi düşünmelisiniz.
  • İlişkilerinizin ihmaliniz yüzünden ölmesine izin vermeyin.
    Birbirimizi Sevebilmek s.168-179 LEO BUSCAGLIA