Kızmak – Kırılmak

Kızmak iki kişiliktir, kırılmak tek kişilik. Kızmaktan korkulmaz, kırılmaktan korkulur. Kızınca koşarsın delice, kırılınca ilk adım atma hamlesinde göğsünden kocaman bir el çıkar, tutar ilerleyemezsin. Kızmak haklı hissettirir, kırılmak hak hukuktan anlamaz.

Öğren

ÖĞREN
Güvenmeyi öğren
Sevmeyi öğren
Affetmeyi öğren
Hayal kurmayı öğren
Cesaret etmeyi öğren
Merak etmeyi öğren
Değişmeyi öğren
Ayakta durmayı öğren
Dayanmayı öğren
Mücadeleyi öğren
Konuşmaktan çok dinlemeyi öğren
Öğrenmeyi öğren
Akıllı insanlar öğrenmeyi sever.

Sevgi Neydi

Sevgi neydi? Coşkun akan dere, sonbahar rüzgarı ile ürperen yapraklar, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı. Sonunda coşkun dere durulur. Yapraklar kurur, dökülür. Yağmur diner, güneş çıkar. Sevgi neydi? Sevgi; sahip çıkan, dost, sıcak insan eli, insan emeğiydi. Sevgi iyilikti. Sevgi emekti.
Selvi Boylum Al Yazmalım

Şimdi Affet

Şimdi Affet
Hayatta yenemediğimiz duygular var. Bir türlü içimizden atamadığımız, yeter artık deyip uğurlayamadığımız duygular .. Kin gibi, nefret gibi, gurur gibi, sevgi gibi …
Çok şahit oldum içindeki acıyla yıllarca yaşayanlara. Yarasını yıllarca yüreğinde bir emanet gibi taşıyanlara. Affedemeyenlere .. Evet affedememek. Asıl sorunumuz buydu belki de. Belki affedebilsek kurtulacağız, özgür olacağız. Fakat yapamıyoruz. Gurur çelikten bir set gibi çekilmiş zihnimize, bırakmıyor. Bilmek gerek; affedememek insana ağır bir yük getirir, tüketir. Şayet birine kin tutuyorsanız eğer o durumu haddinden fazla önemsiyorsunuz demektir. Üzüldüğünüz konularda karşınızdaki insan sizden içten bir şekilde özür diliyorsa onu affedin. Dilemiyorsa da iletişiminizi kesin lakin kin tutmayın. Zira kin yaşam enerjinizden çalacak. Çevrenizdeki kimselerle ya da yeni tanıştığınız insanlarla sağlıklı iletişim kurmanızı olumsuz yönde etkileyecek.
Kini insan davranışları olarak ele aldığımızda kin tutmanın insan davranışlarındaki uyumu bozması gibi olumsuz yönünü gözlemliyoruz. Çünkü kin duygusu o kimsenin karşısındaki insana sürekli hor bakmasına ve kıskanmasına sebebiyet verir. Hatta birçok konuda onu adalet duygusundan ayırır. Adalet duygusu da sosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. Nitekim bir ayette şöyle buyurulur: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan bir davranıştır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” [2]
İnsanoğlu yaradılışından itibaren sosyal bir varlık olmakla beraber yaşamını tek başına idame ettiremez. Çevresindeki insanlara ihtiyaç duyar. Bir şekilde başka insanlarla ilişki içinde bulunmak zorundadır. Konuyu islam açısından değerlendirecek olursak islam bizlere bu ilişki esnasında uyulması gereken bir takım kurallar getirmiştir. Bu kurallar hayatı yaşanılır hale getiren ve insana insan olduğunu hatırlatan kurallardır. Örneğin, bu kurallardan bir kaçını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şu şekilde sırlamıştır: “Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!” [4]
Kin tutmanın zararlarını en çok kişinin kendisine olumsuz olarak yansıdığında görmekteyiz. Çevremizde ve kendi yaşantımızda bu konu ile ilgili birçok örnek gösterebiliriz. Kin tutmak hem kişinin psikolojik sağlığı, hem de sosyal ve yakın çevresine olumsuz tepkimelere yol açmaktadır. Ve saklanamaz bir gerçeklik var ki tüm kötü alışkanlıklar ve kötü duygular beraberinde yaşantımıza kötü zaman dilimleri işlerler. Kötü zaman dilimi mutsuz hayattır. Şimdi affet mutlu yaşa!
Selma Kösedağ

Kendine Lazımsın

Kimse senin nelerle başa çıkmaya çalıştığını, neleri yendiğini, yenemediğini, kimlerin yanında olmak istediğini, nelerin ağrıttığını başını, neler hissettiğini, neleri hissetmekten korktuğunu, içini, senden daha iyi bilemez. O yüzden dik yürü hep, kendine, sadece kendin lazımsın.

Narsistik Sayı

Narsistik sayı nedir
Narsistik sayı; n haneli sayının basamaklarının n’nci üstlerinin toplanması sonucunda, ortaya çıkan sonucun sayının kendisine eşit olduğu sayılardır.
ARMSTRONG SAYI DA DENİLEBİLİR
Narsistik sayı, Armstrong sayısı olarak da bilinir.
Örneğin: 3 basamaklı olan 153 sayısını ele alırsak, her basamaktaki sayının üstü 3’nü; yani küpünün toplamına bakmamız gerekir.
1 üstü 3 + 5 üstü 3 + 3 üstü 3 = 1 + (5 x 5 x 5) +(3 x 3 x 3) = 153 (Narsistik sayı)

Lao Tzu

Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır.
Lao Tzu

Yükselmek

Profesör bir öğrenciyi kürsüye çağırıp
-Anlat dersi, demiş
Öğrenci başlamış anlatmaya
-Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et
Öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş
-Kürsünün üstüne bir sandalye koy, üstüne çık devam et
Öğrenci denileni yapmış
-Şimdi sandalye üstüne tabureyi koy, devam et.
Öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış. Hoca dersi bitirmiş: “İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunan yerden düşmemeyi önceler”

Ne Tuhaf

Ne tuhaf aslında. Samimiyetsiz dostluklar, çıkara dayalı yapmacık ilişkiler. Sorsan herkes dost, herkes arkadaş. Ama hepsi yalan dolan. Dene istersen; Bazen sorgulamak gerekiyor aslında. Kimin sende ne kadar, senin kimde ne kadar olduğunu, değer verdiklerinden hak ettiğin değeri görüp görmediğini. Her derdine koştuğun, her zaman yanında olduğun, sözüm ona en yakın arkadaşına sor bakalım? Senle ilgili neyi ne kadar bildiğini? Mesela anne babanın adını? Mesela varsa çocuklarının isimlerini veya çocuklarının kaç yaşında olduklarını? Mesela kaç kardeşin olduğunu? Ben denedim. Sonuç mu? Gerçekten cevaplar oldukça üzücü. Oysa ki sen her daim onun için koşarsın. Onun derdi senin derdindir. Aslında çokta önemli değildir kaç kardeşin olduğu, veya anne babanın ismi. Ama mutlaka sohbet esnasında bunlardan bahsetmişsindir. Bu belki de basit bir örnektir. Oysa ki sana anlatılan her şeyi can kulağı ile dinlemiş, hatta unutmamak için bazı şeyleri bir tarafa not etmişsindir. Seni dinlemediği veya seni ciddiye almadığı sonucunu çıkarmamak mümkün mü sence? Değer yargıları tam burada ortaya çıkıyor bence. Ne demişler, “Hayatınızın kalitesini, hayatınızdaki insanlar belirler.” Sana ne kadar değer veriliyorsa, o kadar değer vermesini bileceksin. Anahtar gibi sadece kaybolduğunda aranan birisi olmamak için, hiç kimseye “Nasıl olsa paspasın altındadır” rahatlığını vermeyeceksin arkadaş. Lütfen senin için değerli olduğunu düşündüğün dost ve arkadaşlarınla ilgili neyi ne kadar bildiğini sorgula. Onunla ilgili ne kadar çok şey biliyorsan, onu daha iyi anlarsın.

Zaman

Goethe insanlara şöyle tavsiyelerde bulunur;
Yaşamaya zaman ayır, çünkü ömür bunun için yaratılmıştır.
Düşünmeye zaman ayır, çünkü başarının anahtarı odur.
Sevmeye zaman ayır, çünkü bu seni daima güçlü kılar.
İyiliğe zaman ayır, çünkü insan olmanın sırrı budur.

Gerçek Sevgi

Birine aşık olup ondan vazgeçmezseniz saplantılı bir aşık olursunuz ve anormal karşılanırsınız, ama daldan dala konan bir gün birine ertesi gün diğerine aşığım diye dolanırsanız normal olursunuz. Gerçek sevginin hastalık olarak görüldüğü bir dünyadayız.