DÖRT NASİHAT

Dürüst olun; Size güvenen insanları asla yarı yolda bırakmayın.
Samimi olun; Size gerçekten değer veren insanların ahını almayın.
Şerefli olun; Aşka inanan insanların mutlu olmak isteklerini kullanmayın.
Edepli olun; Sizi seven insanlara asla çamur atmayın.

9 İHTİMAL

9 İHTİMAL
Düşündüğünüz,
Söylemek istediğiniz,
Söylediğinizi sandığınız,
Söylediğiniz,
Karşınızdakinin duymak istediği,
Duyduğu,
Anlamak istediği,
Anladığını sandığı,
Anladığı..
arasında farklar vardır ..
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var..!!

UZAK DUR

Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.
Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur.
Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.
Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur.
Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenlerden uzak dur.
Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktığında avucunda nefret taşıyanlardan uzak dur.
İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur.
Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur.
Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur.
Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.
Alıntı (Bazı Yollar Yalnız Yürünür)

HEPİMİZ MUTSUZUZ

Başını açana, kapa diyoruz, kapayana aç diyoruz; okuyana, okuma diyoruz, okumayanın psikolojisini bozuyoruz. Öyle kahkaha atma, çocuklu kadınsın, diyoruz; ay hiç kaç çocuk annesine yakışıyor mu, bak türban takmış ama bir ton makyaj, şuna bak kırmızı ruj sürmüş saçı da sarı, o pantolon şimdi hiç olmuş mu, biraz kilo ver bari, diyoruz. Kilo verene, ıyy hasta mısın biraz kilo al, diyoruz. Üniversiteyi bitirene yüksek lisans yap, onu yapana doktora yap, bunları yapana oku oku nereye kadar, diyoruz. Hiçbir şey yapmayana evlen, evlenene çocuk yap, onu yapana ikinciyi yap, hepsini yapana o çocuğa öyle bakılmaz, böyle bakacaksın, diyoruz. E artık çocuğun var, alış bunlara, diyoruz. Bakıcıya çocuk bırakana vicdansız diyor, evde oturup çocuk bakanı hakir görüyoruz. İşte her an herkesi fütursuzca yargılayıp infaz ediyoruz. Bunlara isyan edene ukala, çok bilmiş diyoruz. Kimsenin kendisi olmasına , mutlu olduğu gibi yaşamasına izin verilmeyen bir toplumda yaşıyoruz.
Hepimiz mutsuzuz.
Alıntı

ŞEMS DİYOR Kİ

Şems Diyor ki.”Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın…
Bildiklerini unut… Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et…
Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker. Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Kainatın matematiğidir. Bir koyar, bir alır insan. Bilmeden kendi hesabını dürer.
Hiçbir konuda emin olma. Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy. Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma. Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden. “Bildiklerini Unut” diyor Dost! “