Umudunu hiç bir zaman kaybetme.
Hayat bazen bitti dediğin yerde tekrar başlar.
Ay: Ekim 2021
Günlük Motivasyon İhtiyacınızı Karşılayacak Cümleler
Günlük Motivasyon İhtiyacınızı Karşılayacak Cümleler
Bunun altından kalkabilirim.
Ben değerliyim.
Neleri bilmediğini öğrenmek için sıkı çalış.
İmkansız diye bir şey yoktur.
Bugünkü başarın ne olacak
Kendimi başkalarıyla kıyaslamayı bırakacağım.
Neden başladığını sakın unutma.
İnsanların marifet zannettiği 4 şey
İnsanların marifet zannettiği 4 şey
1- Kitap yazmak
2- Her şeyi bilmek
3- Birinci olmak
4- Yediğini içtiğini yayınlamak
Aslında marifet olan
1- Kitap okumak
2- Haddini bilmek
3- Kalplerde birinci olmak
4- Yediğini içtiğini başkasıyla paylaşmak
Hayatında bulunması gereken insan tipi
Hayatında bulunması gereken insan tipi
Sana öğüt verip destek olan
Sırlarını saklayan
Daima motive eden
Yanlışlarını görüp sana “Kendine gel” diyebilen
Özgürlük nedir?
Özgürlük nedir?
Özgürlük sınır çizebilmektedir: Sizi istila etmesini istemediğiniz kişilerle aranıza bir sınır duvarı örebilmek, yeri geldiğinde hayır diyebilmek.
Özgürlük aynı zamanda sınırları çiğnemektedir: Sizi bir yere hapseden ve kendinizi aşmanızı engelleyen çitleri yıkıp gidebilmek.
Alışkanlık
‘Hiç yanında olmayan birinin hep aklında olması sevgi değil, alışkanlıktır. Ümit ettikçe bağımlı olmuşsun, fırsatlar vermişsin bıkmadan. Ama seni üzen onun gözlerinde verdiğin değeri hak etmediğini görmek. Almadıkça eksildin ve o seni kurtaracak zannettin. O yok ve hiç olmadı.’ �l`�%z
İçe dönük insanların bambaşka bir dünyaları olduğunun kanıtı
İçe dönük insanların bambaşka bir dünyaları olduğunun kanıtı
1- Öncelikle sanılanın aksine utangaç ya da asosyal değillerdir.
2- İçedönük kişiler, ruhsal enerjiyi dış dünyadan alır ve kendilerine yönlendirirler
3- Bu tarz insanların beyinleri daha çok çalıştığı için daha fazla düşünür ve hayal kurarlar
4- Doğal olarak yaratıcılıkları da gelişmiştir.
5- Düzenli bir yaşamları vardır ve ciddi anlamda odaklanarak çalışırlar.
6- Kendilerini nadiren yalnız hissederler. Renkli bir iç dünyaları olduğu için bu durumdan pek de sıkılmazlar.
Sevgi
“iki insan birbirini gerçekten severse; araya ne kadar zaman girerse girsin, kimlerle neler yaşarlarsa yaşasınlar, elbet bir gün yeniden karşılaşırlar. Ya birbirlerini affederler, çok sevdiklerinden; ya da asla affedemezler, yine çok sevdiklerinden.”
Bırakmayın
“Eğer o aşk,
Sizi güzelleştiriyorsa,
Kendinizle barıştırıyorsa,
Enerjinizi arttırıyorsa,
Çevreyle ilişkinizi düzeltiyor,
Sizi daha esnek,
Daha hoşgörülü,
Daha çalışkan,
Daha iyi insan yapıyorsa.
O aşkla birlikte yaşamayı daha çok seviyorsanız,
Sakın peşini bırakmayın.”
Doğum sırasının çocukların psikolojileri ve kişilikleri üzerindeki etkileri?
Doğum sırasının çocukların psikolojileri ve kişilikleri üzerindeki etkileri?
Doğum sırasının kişilik üzerindeki etkilerini ilk olarak Alfred Adler bireysel psikoloji kuramında incelemiştir. Adler kuramında doğum sırasından dolayı anne babaların her doğan çocuğa farklı anlamlar yüklediğini ve çocuklar arasındaki kardeş kıskançlığından bahsetmiştir. Adler çocukları doğum sırasında göre 4 farklı tipe ayırmıştır; ilk doğan çocuk, ortanca çocuk, en küçük çocuk ve tek çocuk. İlk doğan çocuk yani ailenin en büyük çocuğu ebeveynlerinin en deneyimsiz halini tecrübe eder ama aynı zamanda da çok fazla ilgi ve sevgi görür, tüm ailenin odak noktasıdır.
Anne babanın ebeveynlikte deneyimsizliği çocuğun bazı şeyleri kendi kendine öğrenmek için çabalamasını sağlar bu yüzden ilk çocukların akademik olarak daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Aileye ikinci bir çocuğun gelmesi büyük çocuk için travmaya sebep olabilir çünkü çocuk sorumluluk almaya başlar, anne babanın ilgisi ve sevgisini kardeşiyle paylaşmak zorunda kalır ve artık büyüdüğünün bilincine varır. Toplumda da en büyük çocuklara “Sen daha büyüksün, sen artık büyüdün, abi-abla oldun” gibi söylemlerle bir rol yüklenir. Bu yüzden en büyük çocukların daha erken olgunlaştıkları ve ebeveyn yeteneklerinin daha gelişmiş olduğu gözlemlenmiştir. Kişilik özellikleri; sorumluluk sahibi, lider ve tutucudur.
Asalet
Napolyon; “Asaletim benimle başlar” der. Hayattaki kimliğinizi görünüşünüz, milliyetiniz, yaşadığınız yer, eşiniz ya da aileniz üzerinden değil de başardıklarınız üzerinden temellendirirseniz daha değerli ve anlamlı olur.