İçe dönük insanların bambaşka bir dünyaları olduğunun kanıtı

İçe dönük insanların bambaşka bir dünyaları olduğunun kanıtı
1- Öncelikle sanılanın aksine utangaç ya da asosyal değillerdir.
2- İçedönük kişiler, ruhsal enerjiyi dış dünyadan alır ve kendilerine yönlendirirler
3- Bu tarz insanların beyinleri daha çok çalıştığı için daha fazla düşünür ve hayal kurarlar
4- Doğal olarak yaratıcılıkları da gelişmiştir.
5- Düzenli bir yaşamları vardır ve ciddi anlamda odaklanarak çalışırlar.
6- Kendilerini nadiren yalnız hissederler. Renkli bir iç dünyaları olduğu için bu durumdan pek de sıkılmazlar.

Sevgi

“iki insan birbirini gerçekten severse; araya ne kadar zaman girerse girsin, kimlerle neler yaşarlarsa yaşasınlar, elbet bir gün yeniden karşılaşırlar. Ya birbirlerini affederler, çok sevdiklerinden; ya da asla affedemezler, yine çok sevdiklerinden.”

Bırakmayın

“Eğer o aşk,
Sizi güzelleştiriyorsa,
Kendinizle barıştırıyorsa,
Enerjinizi arttırıyorsa,
Çevreyle ilişkinizi düzeltiyor,
Sizi daha esnek,
Daha hoşgörülü,
Daha çalışkan,
Daha iyi insan yapıyorsa.
O aşkla birlikte yaşamayı daha çok seviyorsanız,
Sakın peşini bırakmayın.”

Doğum sırasının çocukların psikolojileri ve kişilikleri üzerindeki etkileri?

Doğum sırasının çocukların psikolojileri ve kişilikleri üzerindeki etkileri?
Doğum sırasının kişilik üzerindeki etkilerini ilk olarak Alfred Adler bireysel psikoloji kuramında incelemiştir. Adler kuramında doğum sırasından dolayı anne babaların her doğan çocuğa farklı anlamlar yüklediğini ve çocuklar arasındaki kardeş kıskançlığından bahsetmiştir. Adler çocukları doğum sırasında göre 4 farklı tipe ayırmıştır; ilk doğan çocuk, ortanca çocuk, en küçük çocuk ve tek çocuk. İlk doğan çocuk yani ailenin en büyük çocuğu ebeveynlerinin en deneyimsiz halini tecrübe eder ama aynı zamanda da çok fazla ilgi ve sevgi görür, tüm ailenin odak noktasıdır.
Anne babanın ebeveynlikte deneyimsizliği çocuğun bazı şeyleri kendi kendine öğrenmek için çabalamasını sağlar bu yüzden ilk çocukların akademik olarak daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Aileye ikinci bir çocuğun gelmesi büyük çocuk için travmaya sebep olabilir çünkü çocuk sorumluluk almaya başlar, anne babanın ilgisi ve sevgisini kardeşiyle paylaşmak zorunda kalır ve artık büyüdüğünün bilincine varır. Toplumda da en büyük çocuklara “Sen daha büyüksün, sen artık büyüdün, abi-abla oldun” gibi söylemlerle bir rol yüklenir. Bu yüzden en büyük çocukların daha erken olgunlaştıkları ve ebeveyn yeteneklerinin daha gelişmiş olduğu gözlemlenmiştir. Kişilik özellikleri; sorumluluk sahibi, lider ve tutucudur.

Asalet

Napolyon; “Asaletim benimle başlar” der. Hayattaki kimliğinizi görünüşünüz, milliyetiniz, yaşadığınız yer, eşiniz ya da aileniz üzerinden değil de başardıklarınız üzerinden temellendirirseniz daha değerli ve anlamlı olur.

Nefes Alıp Vermek

Nefes alıp vermek düşünmektir. Nefes almayı durdurduğun anda düşünceler hemen durur. Bunu bir saniyeliğine dene. Nefes alıp vermeyi kes; düşünme sürecinde anında bir duraksama olacaktır. Süreç kesilir. Düşünmek, görünen nefes alışverişin görünmeyen parçasıdır.
Osho

İyi ki varsın

İyi ki varsın
Trilye’ye giden yokuştan aşağı doğru giderken birden ağzımdan “İyi ki varsın” cümlesi döküldü. Gözlerim doldu. Sesim titredi. Kalbim deli gibi çarpmaya başladı. Oysa o her zaman yanımda telefonda konuştuğum kişiydi. Bir cümlenin beni ne hale getirdiğine inanabiliyor musunuz? Koluma girerek “Sen de” dedi. “İyi ki varsın. Seni seviyorum” kelimesinden daha derin anlamlar içeren, hayata anlam katan bu cümle bende yerini bulmuştu sonunda. Ara sokaklardan Cumbalı evlerden geçip sahile vardık. Çakıl taşlarının üstüne oturduk. Hiçbir şey konuşmadık uzun süre. Birbiri için var olmanın hafifliği, sevinci bizi sarıp sarmalamıştı. Meydanda balkonunda kurumuş çiçekleri olan, kargaların mesken tuttuğu oval yapılı, pencereleri olan köşkün yanındaki pastaneye oturduk. Böyle salaş ve sıradan yerleri çok severim. Sandalyeleri demirden örtüsü piti karedendi. Bir de fesleğen koymuşlar her masaya mis gibi kokusu burnumuzda. Ben çilekli limonlu dondurma istedim. O karışık. Dondurmalar bitmeden o anın fotoğrafını çektirdik. Benim 32 dişimin göründüğü, onunda yüzünde hafiften tebessümün olduğu. Gün bitti. Akşam oldu. Hayatımın bir cümle ile böyle tüy gibi hafifleyeceği aklımın ucuna gelmezdi. İyi ki varsın.

Psikolojik Olarak Güçlü Hissetmenin 7 Etkili Yolu

Psikolojik Olarak Güçlü Hissetmenin 7 Etkili Yolu!
1- Şikayet Etmeyi Bırakın
Ailenize, arkadaşlarınıza, eşinize ve etrafınızdakilere sürekli birilerini veya bir durumu şikayet etmek sizi çözüme değil probleme odaklar. Enerjinizi problemi tekrar tekrar anlatıp sempati toplamaya değil, çözmeye verin. Şikayet, sadece durumu değil, durum karşısında kendi tutumunuzu da kontrol edemediğinizi gösterir.
2- Hislerinizin Sorumluluğunu Alın
Moralinizi, nasıl hissettiğinizi başka insanların davranışlarının belirlemesine izin vermeyin. Arkadaşınız sizi gittiği bir yere davet etmediği için kötü hissediyor ya da aileniz sizi eleştirdiğinde küplere biniyorsanız bu onların sizin üzerinizde güç sahibi olduğunu gösterir. Başkalarının düşünce ve davranışlarını kontrol edemezsiniz. Ama kendi hislerinizi kontrol ederek zarar görmemeyi başarabilirsiniz.
3- Sağlıklı Sınırlar Çizin
Yersiz suçluluk hissine kapılmak, ne istediğinizi, neye ihtiyacınız olduğunu söylemek yerine susmak, sürekli fedakarlık yapmak ya da saldırganlaşarak kırıldığınızı saklamaya çalışmak gibi davranışların hepsi gücünüzden vazgeçtiğinizi gösterir. Duygusal ve fiziksel sınırlarınızı sağlıklı çizerseniz enerjinizi fazla çaba göstermeden yukarıda tutabilirsiniz.
4- Kurban Psikolojisine Girmeyin
İşim için şunu feda ettim, eşim için bunu yapmak zorunda kaldım, arkadaşlarıma ayıp olmasın diye evet demek zorunda kaldım gibi sürekli kendinizden verdiğinizi anlattığınızı fark ederseniz durun ve bir düşünün. Bu sizin sürekli dram yaşayan bir kurban rolü üstlendiğinizi işaret ediyor olabilir. Verdiğiniz kararların bazı istemediğiniz sonuçları olabilir ama kararları sahiplenerek çıkış yolları aramak da sizin elinizdedir.
5- Affedin
Sizi kıran veya haksızlık eden birine karşı taşıdığınız öfke diğer kişiyi değil sizi cezalandırır. Gücünüzü geri almanın en iyi yolu karşınızdakini affetmektir. Affetmek karşınızdakinin hatalarının kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez. Affetmek karşınızdakinin davranışlarının sizinle değil, kendi kapasitesi ile ilgili olduğunu fark edip, size zarar veren öfkeyi içinizden atmaktır.
6- Değerlerinizi Başkalarının Ne düşündüğü Değil Siz Belirleyin
Eğer kendi doğrularınız net değilse, başkalarının düşünceleri sizi kolayca etkiler. Eğer değerinizi başkalarının sizinle ilgili olumlu izlenimleri belirliyorsa hayatınız sürekli birilerini mutlu etmekle geçer. Herkesin sizi sevmesi gerekmez, yaşam tarzınızı onaylamaları da gerekmez. Tabii ki yapıcı eleştirilere kulak verin ve değerlendirin ama kendinize asla başka birinin hakkınızda düşündüklerinden değer biçmeyin.
7- Farklı Olmaktan Korkmayın
Özgüven eksikliği ve sosyal kaygılar çoğunluğa uyum sağlamak için farklılıklarınızı yok edip, başkalarına benzemenize yol açabilir. Ancak çoğunluğa uyum sağlamak için kendinizi gizlemeye çalışmak aslında enerjinizi tüketebilir ve gizlenerek mutlu olmak zordur. Vaktinizi ve enerjinizi sizi farklı olduğunuz için eleştiren ve dışlayanlarla değil, olduğunuz gibi kabul eden ve seven, farklılığınızla dünyaya renk kattığınız için değerinizi bilen insanlara saklayın.

Doğuş sırasının kişilik üzerindeki etkileri önlenebilir mi?

Doğuş sırasının kişilik üzerindeki etkileri önlenebilir mi?
Anne babanın çocukları arasındaki ilgi ve sevgi dengesini kurabilmesi kardeşleri arasındaki ilişkiyi olumlu etkiler ve kardeş kıskançlığını azaltır eğer bu dengeyi kuramazlarsa çocuklar için daha rekabetçi ve hırsı bir ortam oluşur dolayısıyla kardeş kıskançlığı olacağı için çocuklar arasındaki ilişki sağlıksız ilerler. Ebeveynlerin yaklaşımı ve destekleri özgüvenlerini doğrudan etkiler. Çocukların tüm bu yaşadıkları deneyimler ileri ki yaşamlarında da etkilerini gösterir. Aileler çocuklar arasındaki iletişimin ya da onlara karşı olan tutum ve davranışlarının doğru olmadıklarını düşünüyorlarsa bir uzmandan destek almayı ihmal etmemeliler.

İnsanlar

Sabahattin Ali çok güzel özetlemiş;
Uğruna bir şeyler yaptığınız için pişman etmeyecek insanlar için çabalayın, sizin verdiğiniz bütün emekleri görmezden gelen insanlar için değil. Çünkü bir şeye boşa emek verdiğinin farkına varmak kadar kırıcı bir şey yok hayatta.

Kendin Ol

Mütevazi ol; Saygınlaşırsın.
Çalışkan ol; Nasiplenirsin.
Nazik ol; Hatırlanırsın.
Cömert ol; Rızıklanırsın.
Meraklı ol; Öğrenirsin.
Güvenilir ol; Değerlenirsin.
Affedici ol; Hafiflersin.
Kendin ol; Mutlu olursun.

Para

Para ile her şeye sahip olunacağı söylenir.
Yiyecek satın alabilirsin, ama iştah satın alamazsın.
İlaç alırsın ama sağlık alamazsın.
Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın.
Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın.
Eğlence alırsın ama neşe alamazsın.
Tanıdık alırsın ama dost alamazsın.
Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın.
Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın.
Para ile her şeyin kabuğunu alır;
Hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın..
Alıntı