NİYET ve TESLİMİYET

NİYET ve TESLİMİYET HUZURUN ANAHTARIDIR…
Her şeye açık olun. Her ne oluyorsa ona açık olun. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın.
Bırakın giden gitsin, gelen gelsin.

Kalbinizde kalın.
Her ne olursa olsun gerçek hislerinize sadık kalın.

Hayatımızdaki insanlar değişecek.
Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin. Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.

Evinizi, yaşadığınız yeri değiştirmekten korkmayın.
Eğer hislerimize karşı gerçekten açıksak, doğru yerlere yönlendirileceğiz.

Yapmakta olduğunuz ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın.
Kendinize gerçekten ne yapmak istediğinizi sorun. Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi?

Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun. Sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın.

Hislerinizi dinleyin, sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin, sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.

SEVMEYE cüret edin! Her nerede bulunuyorsanız bulunun, kiminle birlikte bulunuyorsanız bulunun, her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun.
Kalbinizi açın ve onu açık tutun.
Bu sahip olduğumuz en büyük korumadır.

Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi yükümlülükler, ailevi yükümlülükler, mali yükümlülükler, spiritüel yükümlülükler dahildir. Bitirdiğimiz her yükümlülük bizi özgürleştirir.

Kişisel olarak artık gereksinim duymadığınız her şeyi bırakın ya da başkasına verin. Dolaplarınızı, kitaplarınızı, malınızı – mülkünüzü, ilişkilerinizi, taahhütlerinizi, sorumluluklarınızı gözden geçirin ve Öz Benliğiniz ile uyum içinde olmayan her şeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da, bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi, yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika bir duygu verir ve Yeninin yaşamınıza girebilmesi için boşluk yaratır.

Dürüst olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.

Birbirinize saygı gösterin. Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Her birimiz. Sadece, bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdili – kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük, saygı ve sevgi ile davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren şeylerden biridir.

Kendimizi tümüyle sevip kabullenmemizin zamanı gelmiştir. Gelin, tüm kendimizden kuşkularımızı, öz saygısından yoksunluğumuzu, kendimizi aşağılayıp yargılamalarımızı bir kerede ve tümüyle bırakalım. İyi, cesur, sevecen nazik ve akıllı varlıklar oluşumuza saygı gösterelim.

Güçlü olmaktan korkmayın: Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik hazineleri var. Artık gücümüzden korkmamız gerekmiyor. Açık, berrak olmamız gerekiyor. Ve kendimize ve yeteneklerimize güvenmemiz gerekiyor.

Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır.
Biraz zaman ayırıp, hayatınızdan geçmiş herkesi bağışlayın. Tüm geçmiş deneyimlerinizi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun, size tam da gelişmek, dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.

Her şey için şükran duyun. Kimseniz o olduğunuz için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz, ilişkileriniz, çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış, yaşadığınız her sevgi anı, her türlü beslenişiniz için, doğanın verdiği ilham için şükran duyun. Her an, en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.

Her nerede yapabiliyorsanız, orada güzellik yaratın. Her Sevgi ifadesi gibi, güzel olan her şey tüm gezegenin rezonansını yükseltir.
Alıntı…

5 ÇEŞİT KOZMİK BAĞLANTI

KAZARA KİMSEYLE TANIŞMIYORUZ. 5 ÇEŞİT KOZMİK BAĞLANTI…
Evren ve yolları gizemli, kaotik ve karmaşıktır, ama her nasılsa her şey doğru yerde gibi görünüyor.
Tesadüf diye bir şey olmadığını söyleyen pek çok gerçek var. En basit şeyler bile, daha büyük bir plan bağlamında ortaya çıkar ve daha büyük bir amaca hizmet eder. Ve bunların hepsi, evrenin sihrini kullanır.
Hayat pürüzsüz değildir. Hepimizin iniş ve çıkışlarımız var, bazı yollardan geçiyoruz, bazıları diğerlerinden daha zor ve yaşamın tüm ayrıntıları, en önemsiz deneyimleri bile, anlam ve değer ile ağır. Ve Evren yolculuğumuzda bize eşlik ediyor.
Tüm yaşamımız boyunca, farklı amaçlara hizmet eden insanlarla karşılaşırız, bize bir şeyler öğretirler ya da hiçbir iz bırakmadan hayatımızdan ayrılırlar. Bazıları sonsuza kadar yanımızda kalmak zorunda kalır, bazıları değildir, ama kısacası her tür insanla tanışmamızın bir sebebi var.
Hayatınızda karşılaşacağınız 5 tür kozmik bağlantı vardır:
1.Bizi uyandırmak isterler
Hayatlarımıza giren ve çok sayıda değişiklik getiren bazı insanlar var. Doğrudan ya da dolaylı olarak, varlığını hatırlatarak uyanmamızı isterler, eğer hayatımızda bazı değişiklikler yapmazsak ilerleyemeyiz. Ve Evren uyanmamız için başka yollar arar.
Bu insanlar, gizli kaldığın halde, keşfedilmemiş kalan gizli potansiyelini uyandırır.
2.Bize hatırlatanlar
Bazı insanlar hayatlarımızda sadece hedeflerimizi hatırlatmak için dururlar. Evrenin bize böyle bir şey vermesinin nedeni, yaşamdaki yolumuza odaklanmamıza yardımcı olabilir.
Bu insanlar bize kim olduğumuzu ve gerçekten ne istediğimizi hatırlatır.
3.Büyümemize yardımcı olanlar.
İnsan olarak büyümemize yardım eden insanlar var. Bize eşlik ediyorlar ve hayatımızdaki yolculuğumuzda bize rehberlik ediyorlar. Bazen bizi incitebilir veya zorlu bir maceraya sürükleyebilirler ve bu sayede bize kaybettiğimiz zamanı gösterirler. Kendi başımıza öğrenemeyeceğimiz şeyleri öğrenmemize yardımcı olurlar.
Bu insanlar büyümemiz için bizi cezbeder.
4.Bizim için yer tutanlar.
Bazı insanlar hayatımızda kısa ve önemsiz bir şekilde bulunurlar, muhtemelen onları hatırlamıyoruz bile. Bunlar metroda, caddede, bir kahvehanede tanıştığınız, daha az bağlantı kurduğumuz, daha fazla bağlantı kuramadığımız insanlardır. Amaçları sadece bizim için yer tutmaktır.
Bunlar, yolculuğunuzda sizi destekleyen yoldaşlar, ruhunuzun hayranlarının bir türü, içinizdeki iyiliği neşelendirmek için varlar!
5.Kalanlar.
Birkaç kişi, sonsuza kadar bizimle kalamayacak kadar ileriye götürecek Nadir ve bulması zor olan bizim için en değerli insanlardır. Onlar bizim yakın dostlarımız, ailemiz, kendi ruh grubumuzun tüm üyeleri ve hatta belki de ruh eşimizdir.
Bu insanlar, sizinle aynı veya en azından benzer bir görevi sürdüren ortaklardır.
Zamanı geldiğinde, Evren bizim için bir kişi gönderecektir. Varlığı bizi hoş ve güvenli hissettirir. Yapmanız gereken tek şey, onları beklerken sabırlı olmaktır, çünkü er ya da geç geleceklerdir. Ve onları bulduktan sonra sonsuza dek kalacaklardır.
Onlar sizin İkiz Aleviniz ve ruhlarınızdaki manyetik güç sizi birbirine doğru yönlendirecektir. Yapmanız gereken tek şey kalbinizi takip etmektir!
Alıntı

ŞİFACI

“İnsanın kendi kendisini iyileştirebilen iyi bir şifacı olması için olağanüstü psişik güçlere ya da duru görü yeteneğine sahip olması gerekmez. Çok basit bir şeye; bedenle ilintili bir farkındalığa sahip olmak yeterlidir.
Hayatları heba olmuş pek çok yetenekli psişik tanıdım; insanın manevi becerilerini kendisi yerine başkalarında kullanmasının trajik sonuçlarını gözlemledim. Bir başka gözlemim de en iyi şifacıların iyi ve uyumlu insanlardan çıktığıydı; şifalarını genellikle tam zamanında yapılmış bir telefon konuşması ya da sevgiyle verilmiş bir armağan olarak sunuyorlardı. En iyi şifacılar kolları sıvayıp bütün hastalıkları bir çırpıda ortadan kaldıranlar değil, kişinin kendi kendisini iyileştirmesine yardım edenlerdir. En iyi şifacılar size evrenin yaratıcı enerjileriyle ya da Yaradan’la olan bağınızı hatırlatanlardır. İlahi üstünlük taslayarak yolunuzda durup sizin görüşünüzü kapamayanlardır.
Bir başka insanın sizden daha inançlı olduğu yanılsamasına kapılmayın ve bir başkasının psişik güçlerine kendinizinkinden daha fazla güvenmeyin. Şifacılık gösteriş yapma ya da kendini abartma fırsatı değildir. Şifacılık, farkında olma yetisi, inanç ve keşiftir. Şifacılık; önceki yaşamlarında kim olduğunu söylemek, falcılık yapmak, kehanette bulunmak ya da psişik güç gösterileri sıralamak değildir. Yaşamın tadını çıkarmaktır; var olan ve var edilen meseleleri çözmektir. Bu işin aslı, topraklanmaktır.
Gerçek bir şifacı iyileştirme gücüne sahiptir çünkü kendi vazifesini yerine getirmekte ve bunu sürdürmektedir. Kendi sağlığıyla ya da rahatsızlığıyla ilgilidir. Hem kendisine hem de başkalarına karşı dürüsttür. İyileştirme gücünü kullanan bir şifacı, şapkasından tavşan çıkaran bir sihirbaz değildir.
Farkındalık tekniklerini kullanır ve destekleyici bir tutumu vardır. Kendisini yetiştirmiştir, hem iyileştirme metotları üzerinde hem de kendi yaşamında önemli çalışmalar yapmıştır. Şifacı mertebesine, iç dünyasını koruyarak ve iyileştirme becerilerini dinç tutarak gelmiştir. Şifacılığı öğrenmeden önce, Aura ve çakraları yorumlamayı öğrenmeden önce yapacağınız ilk iş kendinize yer açmak olmalıdır. Kalabalık yaşamınızda ve kalabalık zihninizde bir yer açmalısınız.
Aksi takdirde öğrendikleriniz sizi gerçek bir öğrenci değil, bir şarlatan yapar. Bilgiye değil sadece malumatlara vakıf olursunuz.”
K. McLaren

BİLİNÇALTI OLUMSUZ PROGRAMLARI SİLEN OLUMLAMALAR

BİLİNÇALTI OLUMSUZ PROGRAMLARI SİLEN OLUMLAMALAR
İzin veriyorum;
Sınırsızca sevilmeye izin veriyorum.
Korkusuzca yaşamaya izin veriyorum.
Kendime güvenerek yaşamaya izin veriyorum.
Bolluğumun ve bereketimin artmasına izin veriyorum.
Sevgi dolu insanların hayatıma girmesine izin veriyorum.
Mutluluğa ve neşeye izin veriyorum.
Hayallerimin gerçekleşmesine izin veriyorum.
Hedeflerime ulaşmaya izin veriyorum.
Güvenli ve huzurlu yaşamaya izin veriyorum.
Şimdi ki anın içinde huzurla var olmaya izin veriyorum.
Kabul ediyorum;
Ruh eşimin varlığını yanı başımda hissetmeyi kabul ediyorum.
Varlığımı güçlendiren doğru seçimler yapmayı kabul ediyorum.
Sağlıklı olmayı ve bedenimin uyum içinde çalışmasını kabul ediyorum.
Karşılıksız iyilik yapmayı ve karşılıksız iyilik görmeyi kabul ediyorum.
Koşulsuz sevmeyi ve koşulsuzca sevilmeyi kabul ediyorum.
Sevgiyi kabul ediyorum.
Bolluğu ve bereketi kabul ediyorum.
İptal ediyorum;
Beni engelleyen tüm zihinsel programları iptal ediyorum.
Cesaretimi kıran ve özgüvenimi kısıtlayan tüm zihinsel programları iptal ediyorum.
Sevilmemi ve mutlu bir ilişki yaşamama engel olan tüm zihinsel programları iptal ediyorum.
Bolluğumu ve bereketimi engelleyen tüm zihinsel programları iptal ediyorum.
Hayatımın değişmesine ve güzelleşmesine izin vermeyen tüm zihinsel programları iptal ediyorum.

SPİRİTÜEL YASALAR

Diana Cooper’in “Spiritüel Yasalar” kitabından…
1.) YUKARIDA NASILSA, AŞAĞIDA DA ÖYLEDİR
Kendinize ya da Yaradan’ın yarattığı diğer varlıklara şefkatle yaklaştığınızda, evren size sevgi duyar. Karşınızda coşku dolu biri olduğunda motive olur, harekete geçmeye hazır hale gelirsiniz. Evren’in enerjisi de benzer bir yaklaşım sergiler. Tutkunuzu destekleyecektir. Birileri size inanıyorsa, o inancı boşa çıkarmamaya çabalarsınız. Yaradan’a inandığımızda, inancımıza karşılık verecektir. Yaradan da bizim gibi cömertliğin karşılığını mutlaka verir. İnsanın kalbine dokunan şeyler Yaradan’ın da kalbine dokunur.
2.) İÇERİDE NASILSA, DIŞARIDA DA ÖYLEDİR
Dünya bir eğitim alanıdır. Burada derslerimiz bize sunulurken, dış dünyamız iç dünyamızın kusursuz bir yansıması olarak şekillenir. İçten içe öfkeliyseniz, öfkenizi kendinizin bile farkına varamayacağı kadar derine gömmüş olsanız bile, hayatınızda öfkeli insanlar olacaktır. Onların işlevi reddettiğiniz öfkenizi size yansıtmaktır.
Kendini güvende, sevgi dolu, koruma altında ve mutlu hisseden bir kişinin etrafını onu seven insanlar çevreleyerek, onun güvende, koruma altında ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlarlar. Siz bu özelliklere ne kadar sahipseniz, hayatınıza giren insanlar da o kadar yaratıcı, cömert kalpli, dürüst ya da alçakgönüllü olacaktır.
Evren size inandığınız şeyi getirmek için kendini yeniden düzenler.
3.) İSTEK YASASI
Spiritüel yasalara göre yardım istiyorsanız bunu belirtmeniz gerekir. Yardım istemeye hazır olduğunuzda, yardım almaya da hazır olursunuz. Durumun içinde barındırdığı bilgeliği kabullenmeye hazır olursunuz. Böylece yüksek güçler size yardımcı olmak üzere harekete geçebilirler.
Spiritüel yolda kararlılıkla ilerleyen bir insan, cevaplar almak üzere kendi içine yönelir. Daha fazla bilgi edinmeye hazır olduğunuzda, size o bilgiyi verecek bir öğretmen hayatınıza girecektir. Bu öğretmen bir kitap, bir insan ya da bir televizyon programı olarak karşınıza çıkabilir. Sorunuzu açık ve kesin bir biçimde ifade etmeye hazır olduğunuzda, cevabı öğrenmeye de hazır hale gelirsiniz. Evren size yardım etmeyi bekliyor. Tek yapmanız gereken yardım istemektir.
4.) ÇEKİM YASASI
İçinizdeki hisler dış dünyadaki karşılıklarının size doğru çekilmelerine yol açar. Dış dünyada bir şeyler istediğiniz gibi gitmiyorsa, içinize yönelip kendiniz hakkındaki hislerinizi değiştirin. Böylece farklı insanları ve tecrübeleri hayatınıza çekebilirsiniz.
Örneğin sadık bir hayat arkadaşı bulmak istiyorsanız, kendinizi ne kadar sadakatle sevdiğinizi gözden geçirin. Kendinizi gerçekten sadakatle sevdiğiniz anda, dış dünyada sizi sadakatle sevecek birini hayatınıza çekmenize olanak verecek şekilde değişecektir.
Olumlu, aydınlık enerjiler yayın ve bir mucizenin hayatınıza girmesini bekleyin. Siz bir mıknatıssınız: Size benzeyen şeyleri kendinize çekersiniz.
5.) DİRENÇ YASASI
Direndiğiniz şeye dönüşürsünüz. Direndiğiniz her neyse, sizin onunla mücadele ederken harcadığınız enerjiyi kullanarak hayatınızda kalmayı sürdürür.
Bir düşünceyi ya da ifadeyi yeterli sıklıkta tekrar ederseniz, o sizin bilinçaltınıza işleyecektir. Bilinçaltınıza “sağlıklıyım” komutunu göndermek sağlığı hayatınıza çekecektir. “Kendime uygun bir eşi hakkediyorum” diye düşünmek o kişiyi size yaklaştırır.
Direnmeyi bırakın. Hayattan ne istediğinize karar verin ve olumlu gelişmeleri kendinize çekmek üzere Evren’e çekici, coşkulu, hevesli enerjiler göndermeye başlayın.
6.) YANSIMA YASASI
Hayatınızdaki tüm insanlar ve durumlar bir özelliğinize ayna tutmaktadır. Her şey yansımadan ibarettir.
Su elementi duygularınızı ya da ruh halinizi yansıtır. Bastırdığınız duygularınız varsa, damlayan musluklar ve su akıtan radyatörlerle karşılaşabilirsiniz. Arabanızın frenlerinin bozulması yaptığınız bir şeye son vermeniz konusunda bir uyarı olabilir. Farlarınız bozuk. Hayatta hangi yöne gittiğinizi görebiliyor musunuz?
Yaşamınıza giren her ne olursa olsun, aynaya bakıp size ne öğretmeyi amaçladığını görün. Asla size yansıttığı bir şey yüzünden başka birini değiştirmeye çabalamayın. Kendi içinize yönelip kendinizi değiştirin.
7.) YANSITMA YASASI
Dünyada, kendi özelliklerimiz bize geri yansıtılır. “Sen” ya da “o” kelimelerini her söylediğinizde, kendi özelliklerinizi başka birine yansıtırsınız. “Sen tuhafsın” dediğinizde, bilincinde olmadan karşınızdaki insanda kendi tuhaflığınızı görürsünüz. “O aptal” dediğinizde, kendi aptallığınızı o kişiye yansıtırsınız. Ya da kendi muhteşemliğinizi karşınızdaki kişide gördüğünüz için “Sen muhteşemsin” diyebilirsiniz.
Hiç kimsenin ne hissettiğini ya da nasıl olduğunu bilmiyorsunuz. Başka birinde gördüğünüz her şey içinizdeki bir özelliğinizin yansımasıdır.
8.) BAĞLILIK YASASI
Hayatta istediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz fakat kendinize verdiğiniz değer ya da mutluluğunuz ona sahip olmaya bağlıysa, ona bağlısınız demektir
Bir üstat bağımsızdır. Statülerden, maddiyattan ya da duygusal ihtiyaçlardan bağımsızdır. Özgür ve son derece güçlüdür.
Birini sevebilmek için onun belirli bir biçimde davranmasına gereksinim duyuyorsanız, hissettiğiniz şey sevgi değildir. Bu bağlılıktır. Kişileri oldukları gibi kabul ettiğimizde muhteşem yönlerini bizimle paylaşırlar. Bu sevgidir.
Özgür olmayı diliyorsanız, herkesle ve her şeyle aranızdaki bağlardan sıyrılın. Bu aydınlanmanın önkoşullarından biridir.
YARATILIŞIN YASALARI
9.) DİKKAT YASASI
Dikkatinizi verdiğiniz her şey gerçekleşir. Bilgeler her zaman “inanmak görmektir” der. Kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratırız. Dikkatinizi bir endişe ya da korku üzerinde yoğunlaştırırsanız, onu harekete geçirerek gerçeğe dönüşmesine yol açarsınız. Olumlu düşünceler olumsuz düşüncelerden daha etkilidir.
Olumlu durumlara odaklanın. Düşünceleriniz ve konuşmalarınızda olumlu durumlara yönelin. Niyetiniz karşısında olumlu bir yaklaşım benimserseniz hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Dikkatinizi istediğiniz şeye odaklarsanız, onu elde edersiniz.
10.) AKIŞ YASASI
Bir nehir akarken arada hiçbir boşluk kalmaz. Akışı engellenirse sonunda taşar. Su duyguları temsil eder. Duygular engellendiğinde durgunlaşarak ilişkilerin tıkanmasına ve yapmacık bir hal almasına yol açar. Bu yüzden duygularınızın akışına dikkat edin.
Akış Yasası hayatın her alanını yönetmektedir. Yaratıcı enerjiniz akıyor mu, yoksa baskı altında mı? Ağzına kadar dolu olan bir dolaba, yeni eşyalar koymak imkansızdır. Artık yaşamınızda ihtiyaç duymadığınız inançları ve anıları serbest bıraktığınızda, yenilerinin yaşamınıza girmesi için kapıları açmış olursunuz.
Akışa ayak uydurursanız, kaynağa ulaşırsınız.
11.) BEREKET YASASI
Sevgi, keyif, mutluluk, zenginlik, başarı, canlılık, neşe, cömertlik ve yaşamın tüm güzel yönleriyle akmak berekettir. Bereketin akışı size doğru yönelmiş olmasına rağmen, düşünceleriniz, inançlarınız, anılarınız ve kendinize biçtiğiniz değer, onu kabul etmenize engel olur.
Dünyadaki akıllı ebeveynler, size istediğiniz şeyi hazır olduğunuzu düşündükleri zaman verirler. Aynı şey Yaradan katında da geçerlidir. İstediğiniz berekete ulaşmak için ne kadar yaygara kopartırsanız kopartın, onu kabul etmeye hazır olduğunuzu kanıtlayana dek Evren onu size getirmeyecektir.
Bereket, doğuştan kazandığınız bir haktır. Onu kabul etmeye açık olun.
12.) NETLIK YASASI
Net bir karar verdiğiniz anda başınızın üzerinde bir ışık yanar. Evren’deki Yüce Güçler bu ışığı görerek hayalinizi gerçekleştirmeniz için sizi desteklemeye başlarlar.
Doğruluk, dürüstlük, içtenlik ve tutarlılık, netliğin özellikleridir. Diğer insanlar bu özelliklerin varlığını sezip, size güvendikleri için güzel tutumlar sergilerler. Net düşünceler ve niyetler Evren’den istediğiniz şeyleri hayatınıza çekmenizi sağlar. Asla unutmayın. Siz bir üstatsınız. İhtiyaç duyduğunuz şeyleri sipariş etmek ve siparişin size ulaşacağını ummak hakkınızdır.
13.) NIYET YASASI
Niyetler, istekler, dilekler ve umutlardan çok daha etkilidir. Niyetleriniz asil ve onurlu olduğunda, planınız gerçekleşmese bile ideallerinizin saflığı için ödüllendirilirsiniz.
Bir projenin ya da fikrin doğruluğunu ya da yanlışlığını belirleyen şey niyetimizdir. Niyetinizin egonuzdan değil, herkes için en iyisini istemenizden kaynaklandığından emin olun. Evrensel enerji niyetinizi destekler. Tezahürün temeli budur.
14.) REFAH YASASI
En yüksek spiritüel değerlerden biri zengin olmak ve bu zenginliği akıllıca ve sevgiyle kullanmaktır. Yoksulluk bilincinin altında büyük bir korku yatar. Para yüzünden endişelenmek spiritüel bir davranış değildir. Açgözlülük, finansal hazımsızlıktır. Bir açık büfeye davet edildiğinizde tabağınızı karnınızı doyurmaya yetecek miktardan çok daha fazla yemekle doldurmaktan bir farkı yoktur. Sizi hasta eder ve bir şekilde enerjinizi tüketir.
Yüce gönüllü, açık fikirli ve cömert insanlar her zaman kanaatkar ve mutludurlar. Refahtan öğrenmemiz gereken ders, zenginliği bilgelikle kullanabilmektir. Refah içindeymişsiniz gibi düşünür, konuşur ve davranırsanız Evren’i size daha fazlasını göndermesi için teşvik edersiniz.
15.) TEZAHÜR YASASI
Tezahür ettirme becerisi yüce bir güçtür ve bunu başarmak ancak herkesin iyiliğini gözetmekle mümkündür. Tezahür Yasası’nı harekete geçirmek için atılması gereken adımların sıralaması şöyledir:
-Sakin olun ve dinleyin.
-Ne istediğiniz konusunda son derece net olun.
-Rahatlayıp istediğiniz şeyin size ulaştığını imgeleyin.
-Titreşiminizi tezahür etmesini istediğiniz şeyle uyumlu hale getirin.
-Onun size doğru yola çıktığına yönelik mutlak bir inanç besleyin.
-Hayalinizden vazgeçmeyin ve tezahür etmesi için “Om” deyin. “Om” arındıran, yatıştıran ve tezahür ettiren bir sestir. Bunu yapmanız hayalinizin tezahür etmesini hızlandıracaktır.
-Gerekli durumlarda harekete geçin.
16.) BAŞARI YASASI
Spiritüel bakış açısıyla başarı, kendimize inanmak, elimizden geleni yapmak ve herkes için en iyi sonucu elde etmektir. İyilik yaparken başarıya ulaşmak, ruhunuzun yükselişe doğru yaptığı yolculuğunu hızlandırır. Başarı sizde yarattığı memnuniyet ve tatmin duygusuyla ölçülür. Hedefinize işbirliği yaparak ve başkalarına yardımcı olarak ulaştıysanız, başarılı olmuşsunuz demektir.
Titreşimiz arzu ettiğiniz sonucun titreşimiyle uyumlu olduğunda başarıya ulaşırsınız.

NEYE DİRENİRSEN ONU ÇOĞALTIRSIN HAYATINDA

NEYE DİRENİRSEN ONU ÇOĞALTIRSIN HAYATINDA…
Bir şeyin hayatınızdan çıkıp gitmesini istiyorsanız önce onu kabullenin!
Kendinizi istemediğiniz bir şeyin içinde bulduğunuzda yapabileceğiniz üç şey var;

  • Ya o durumdan uzaklaşın,
  • Ya o durumu değiştirin,…
  • Ya da olana teslim olun.
    Eğer şu an içinde bulunduğunuz koşulları ya da durumu değiştirebilmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yoksa, olana bitene direnç yaratmadan “teslim olun.”
    Yaşama ve onun getireceklerine güvenin…
    Hayatla kavga etmeden, olumsuzluğa kapılmadan başınıza gelen şeyi bir ders, bir armağan olarak gördüğünüzde hayatınızdan çıkıp gidecektir.
    Bu bir felsefe değildir, bu evrenin en önemli yasalarından biri “Zıt kutupluluk yasasıdır”.
    Her şeyin bir karşıtı vardır.
    Siz içinde bulunduğunuz durumla savaş yaratmadığınız sürece, onun zıttı yani beklediğiniz şey gerçekleşecektir.
    Alıntı

SEVGİ VE ŞİFA

Miden ağrıyorsa; Yaşamında olan her şeyin senin en yüksek hayrına olduğunu bil ve sevgiyle hazmet.
Boynun ağrıyorsa; olaylara farklı açılardan bakıp pozitif taraflarını görmeye çalış, Şimdiki bakış açın doğru olmayabilir inadı bırak.
Belin ağrıyorsa; paraya olan kötü bakış açını fark edip değiştir.
Ayak ve bacakların ağrıyorsa:
Sol taraf için; geçmişle bağlarını kopartıp geçmişte yaşamaktan vazgeç.
Sağ taraf için ; gelecekten korkma, kendi geleceğin için öze ve akışa güven!!!
Başın ağrıyorsa; değersizlik duygunun farkına var, kendini önemse!
Geceleri uykunda dişlerini gıcırdatıyorsan; biriktirdiğin öfkeleri serbest bırak!
Gözlerinde bozukluk ve ağrı varsa; görmen gereken neyi inatla görmek istemiyorsun farkına var ve görmeyi seç.
Kulaklarında ağrı varsa ve duyma bozukluğu yaşıyorsan, inatla kendini etrafın ve iç sesine kapatma, duymayı seç, o seslerden sana mesaj var unutma!
Regl ağrın varsa; dişiliğini ve bunun sana sunduğu avantajları sevgi ile kabul et.
Sırtın ağrıyorsa; suçluluk duygusundan vazgeç!
Omuzların ağrıyorsa; başkalarının yüklerini, sorumluluklarını taşımaktan vazgeçmenin Zaman’ı gelmiş de geçiyor bile!
Boğazın ağrıyorsa; kendini sevgiyle ifade etmeyi seç, çekingenlikten vazgeç.
Alerjin varsa; kendi gücünü reddetmeyi bırak. Kime alerjin olduğunu düşün! ve serbest bırak.
Diş ağrın varsa; kararsızlığı bırakma vaktin gelmiş demektir.
Bağırsaklarında problem varsa; ihtiyaç duymadığın şeyleri atmanın zamanı geldi de geçiyor…
Ve
En önemlisi
Kalbin ağrıyorsa; içerisi nefret, kin, hayal kırıklığı dolduğundandır. Onları oradan söküp at. Yalnızca SEV,
SEV çünkü
SEVGİNİN girdiği yere ŞİFA kendiliğinden gelir…